Yaklaşık olarak M.Ö.8.yüzyılda yaşamış olan Hesiodos’un “Theogonia” isimli eserinde...

Yaklaşık olarak M.Ö.8.yüzyılda yaşamış olan Hesiodos’un “Theogonia” isimli eserinde, evrenin yaratılışı, tanrıların doğuşu, tanrılar ile tanrısal varlıkların soyları gibi antik Yunan kozmolojisi ve belli başlı efsaneleri ele alınmaktadır. Hesiodos’un diğer eseri olan “İşler ve Günler” de ise ozan, insanlık için adalet, erdem, çalışma, cömertlik, hak, hukuk ve doğruluk gibi kavramlara değinir ve tarım, denizcilik işlerini konu alır. Akdeniz halklarının yabancı kalmayacağı bu iki eser, birleştirilmiş olarak piyasada “Theogonia / İşler ve Günler” ismiyle ve Azra Erhat’ın çeviri ile değerlendirmeleriyle bulunmaktadır. Eserin girişinde, Bülent Ecevit’in “bizimle dirilecek bir gün Ege’nin altın çağı, yanıp yarının ateşinden eskinin ocağı” sözü yer almaktadır.

Theogonia, “Tanrıların doğuşu” anlamına gelmektedir. Musalara (esin perileri) sesleniş ile başlar ve Helikon tepelerinde nazik tenlerini yıkayıp, güzel korolar burduklarını anlatır. Musaların kalkanlı Zeus, sandallı Hera, çakır gözlü Athena, yeri sarsan Poseidon, ışıl ışıl Apollon, yaylı oklu Artemis dahil birçok ölümsüz tanrı ve tanrıçalara hep bir ağızdan övgüler okuduklarından bahseder. Hesiodos bir gün Helikon yamaçlarında çobanlık yaparken, Zeus’un bu kızlarından bir güzel ezgi öğrendiğini aktarır. Devamında Musaları tanıtarak, Zeus’un birleştiği Pieria’nın onları dünyaya getirdiğini söyler ve büyüleyici seslerinden bahseder.

Her şeyden önce Kaos’un vardır. Sonra toprak ana Gaia’nın var olur ve Kaos’tan Erebos ile Karanlık Gece doğar. Toprak, kendine eş bir varlık olan ve dört bir yanını saran yıldızlı Gök’ü, tanrı Uranos’u yaratır. Ardından yüksek dağları ve konaklarında tanrıçaların oturduğu dağlarıyaratır. Sonra ekin vermeyen deniz yaratılır ve kimseyle sevişip birleşmeden yapar bunları. Gaia sonra Uranos’la birleşir ve Titanlar olarak da bilinen, Okeanos, Koios, Hyperion, İapetos, Theia, Rheia, Themis, Kronos dünyaya gelir. Kronos art düşüncelidir ve yıldızlı babası Uranos’a diş biler. Ardından toprak ana, tek gözlü devler olan Kyklopları doğurur ve bunlar ileride Kronosoğlu Zeus’a şimşeklerini, yıldırımlarını verecektir. Üç yaman oğul, yüz kollular doğdu sonra.

Uranos onlardan iğrenerek, gün ışığı yerine Toprak’ın bağrına sakladı. Toprak, ak çeliği yaratıp, koca bir tırpan yapar, oğullarını kışkırtır ve suçlu babanın cezasını vermeyi teklif eder. Oğullar bu durumdan korkar ama sadece Kronos, bu işi üstlenir ve kötü bir babaya acımayacağını söyler. Pusuya yatarak babası Uranos’un hayalarını annesi Toprak ana Gaia’nın verdiği tırpanla keser ve kanlar içinde fırlatır elindekini. Toprak’a düşen kanlardan yıllar sonra, öç tanrıçaları Erinysler, devler ve orman perileri doğar. Kesilen hayaları denize atar ve ak köpükler içinde tanrıça Aphrodite doğar (Bu durum Hesiodos’un kayıtlarına göre böyledir. Homeros ise Aphrodite’nin, Kronosoğlu Zeus’un kızı olduğundan bahseder).

Metnin devamında Gece’nin çocukları (ölüm tanrıları), deniz’in çocukları (Nereus ve kızları), ejderler soyu, Okeanos’un kızları ve güneş soylular (Güneş’in doğumu, ay ve şafak tanrıçaları) bölümlerinde bazı tanrılar ile tanrısal varlıkların var oluşu vardır. Ardından, üçüncü ve son tanrı kuşağı olan Olympos tanrılarının doğuşu bulunur.

Gaia ve Uranos’un kızı Rheia ile oğlu Kronos’un birleşmesinden, şanlı evlatlar olan Hestia, Demeter, altın sandallı Hera, güçlü Hades, yeri sarsan Poseidon ve temkinli, yıldırımları titreten Zeus doğar. Ama koca Kronos ilk çocuklarını, analarının karnından çıkınca yiyordu, çünkü Gaia ve Uranos, Kronos’a kendi oğluna yenileceğini bildirmişlerdi. Karısı Rheia yas içindeydi ve Zeus pusuda bekliyordu, babası Kronos’u alt etmek için. Zeus doğacağı zaman, Rheia yalvardı anne ve babasına, onu gizli doğurabilmek için ve istediği oldu. Gizli doğan Zeus’un yerine, koca bir taşı bezlere sarıp yutturdu Kronos’a. Girit’te gizlice doğdu ve mağarada sakladılar Zeus’u. Genç tanrı hızlıca büyüdü, Gaia’nın düzenine ve oğlu Zeus’un gücüne yenileceğini bilen Kronos, kustu birer birer yuttuğu çocuklarını. Zeus sonra, Uranos’un hapsettiği, babası Kronos’un kardeşlerini kurtardı ve onlarda bu iyiliği unutmayıp, Zeus’a gök gürültüsünü, kavurucu şimşekleri verdiler. Hakimiyeti kazanan Zeus, bütün ölümlüler ile ölümsüzlerin kralı olarak, baş tanrı oldu.

Devamında Prometheus’un Zeus’a olan düzeni ve Zeus’un Pandora’yı devreye sokması vardır. Titanlarla, tanrılar savaşırlar ve Zeus’un liderliğini yaptığı tanrılar galip gelir ve Titanlar, yer altı dünyasına hapsedilir. Bazı mitolojik efsanelerin ardından, Zeus’un evlenmeleri ve doğan çocuklarının ardından ölümlü ile evlenen tanrıçalarla son bulur.