en çok kadına ve çocuğa yapılıyor” dedi.
Psikolojik şiddetin iş yeri versiyonun da mobbing olarak tanımlandığını dile getiren Seçkin, “Psikolojik şiddetin iş yerinde olan versiyonu da var. Buna mobbing diyebiliriz. Orada çalışanın kapasitesinin daha çok üstünde veya altında iş vererek onu küçümsemek eğiliminde olunması, söz verilmemesi, dinlenilmemesi ya da görmezden gelip yok sayılması ön planda olabilir. Buna genelde maruz kalan kişilerin sosyal ilişkilerinde bir bozulmanın olduğunu görüyoruz. Çünkü ortada zorbalığa maruz kalınan bir durum söz konusudur. Daha sonra uykusuzluk, dengesiz beslenme gibi olumsuz etkileri beraberinde getiriyor. Mobbinge kişi çok fazla maruz kaldığında çok fazla kaygı ve endişe halinde olduğu için bir süre sonra belki intihara kadar sürüklenebiliyor” ifadelerine yer verdi.
Seçkin, son olarak şunları kaydetti:
“Kişinin duygusal şiddete maruz kaldığını ilk olarak fark etmesi gerekiyor. Bunu fark etmesi için kendisine şu soruyu sorabilir; gerçekten yapmak istemediğim şeyi sıklıkla yapmak durumunda kalıyor muyum? Kişi bu soruyu sorabilir kendisine. Daha sonra ilişki içerisinde onun kalmasını ya da o ortamda kalmasını sağlayan bağlanma türleri neler olabilir? Yani kendi ebeveyni ile gerçekleştirdiği bağlanma nasıl bir bağlanmaydı? Biraz bunların farkındalığı üzerine çalışılabilir. Muhakkak bir ruh sağlığı uzmanından destek alıp, kendisinin psikolojik anlamda farkındalıklarını oluşturması için bu süreci başlatması gerekiyor.”
Editör: Ersan Küçükkuru